Her Dem Yeniden Doğmak Lazım-Eğitimci Yazar Hasan Şayık

22 Eylül 2017 21:26 | 914 kez okundu

Her Dem Yeniden Doğmak Lazım-Eğitimci Yazar Hasan Şayık

Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. diyerek çağlar öncesinden bize seslenen  Mevlana, hep geçmişte yapılanlara, geçmişte söylenenlere, elde edilenlere takılıp kalırsan, bugünü yaşayamaz ve yarına kendini hazırlayamazsın demektedir.
Yine bir Türk ozanı Yunus’un “her dem yeniden doğarız” diye işaret ettiği sözdeki sır da budur: “Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası!”İnsan hayatında  her şey sürekli yenilenmektedir. Güneş hergün yeniden doğuyor,dünya her gün yeniden kuruluyor.Her an yeniden ,yenilenme süreci devam ediyor. İnsanın bedeni, hücreleri, her şeyi yenilenirken onun aklı,fikri ve zihninin dünde  kalması beklenemez. Yenilenmek,fikren ve zihnen yenilenmek, Mevlananın dediği gibi yeni şeyler söylemek lazım ,çünkü her gün hayata dair yeni bir başlangıçtır.
Milli Eğitim Bakanlığımızın verilerine göre eğitim sisteminin içinde yaklaşık 17 milyon öğrenci ,851 bin öğretmen tarafından eğitilmektedir.Eğitim sistemlerinin vaz geçilmez unsurları ve en büyük dinamikleri öğretmenlerdir.Özellikle eğitimin baş aktörü olan öğretmenlerimizin kendilerini sürekli yenilemeleri elzemdir.Bilimsel bir araştırmaya göre eğitim fakültesini bitiren bir öğretmen mevcut bilgi ve donanımı ile eğer kendini geliştirmez ise ideal öğretmenliğini en fazla dört yıl sürdürebilirmiş.
Eğer eğitim alanında yenilik ve gelişmeler takip edilmezse çok iyi yetişmiş bir öğretmen bile çok kısa sürede işinin gerektirdiği nitelikleri kaybeder ve sıradanlaşır.Öğretmenlik diğer meslek gruplarına göre farklı bir meslekdir çünkü öğretmenler kişilerin geleceği ile oynarlar.
Birçoğumuzun hatırladığı bir film sahnesinde;anne evladını kundağa sarmıştır,atın heybesinin bir kenarına koyar ve eğilip atın kulağına söyle fısıldar”Aman kırat,yükün cevahirdir dikkat edesin” Hakikaten öğretmenlerimizin yükü ağır,yükü cevahirdir.
Eğitim tarihimiz yetersiz öğretmenlerin elinde heba olup giden bir çok öğrencimiz ile doludur.Öğretmenlerimiz çağın gerektirdiği donanımlara sahip olmak için sürekli okumalı,araştırmalı,eğitim teknolojilerini takip etmeli ve kullanabilmeli,ihtiyaç analizine dayalı hizmetiçi eğitimler ile sürekli kendini yenilemelidir. Öğretmenlerimiz gönüllü olarak bu eğitimleri kendileri talep etmelidir oysa günümüzde bir çok öğretmene göre bu eğitimler angarya ve zaman kaybı olarak görülmektedir.
Eğitimde mucizeler yaratan Finlandiya’da öğretmenler en az yüksek lisans derecesine sahip olmalarına rağmen yeni bilgi ve teknolojileri öğrenmek ve sınıflarında kullanabilmek için kendilerini yenileme ve geliştirme gayreti içinde her yıl düzenli bir şekilde hizmet içi kurslara katılırlar.Öğretmen niteliğinin tartışıldığı ülkemizde ise her öğretmen için bir mesleki-kişisel gelişim modeline ihtiyaç vardır.Her gün yeni bilgi, metot ve teknolojilerin hayatımıza girdiği günümüzde bu bir lüks değil gerekliliktir.
Zira eğitim alanındaki bir zaaf,bir kusur başka hiçbir alandaki üstünlük ile giderilemez.Nitelikli, iyi yetişmiş ve rekabet edebilen insan gücünden oluşan bilgi toplumun oluşturulmasında kaliteli öğretmenlere ihtiyaç vardır.